İdris Naim Şahin'e yurt dışı çıkış yasağı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında adli kontrol kararı verildi.
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla verdiği ifadenin ardından adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması kapsamında, örgüt yöneticisi Hilmi Tuna Kuriş’in kaçırılmasına aracılık ettiği tespit edilen aracın tahsis sahibi eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Şahin, ifadesinin ardından adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Öte yandan, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in ifadesinin yaklaşık 3,5 saat sürdüğü ve 12 sayfa tuttuğu öğrenildi. Başsavcılığın, Şahin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 220/7. maddesi kapsamında "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" ve 283/1. maddesi kapsamında "suçluyu kayırma" suçlarından, "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep ettiği öğrenildi.
ADLİ KONTROLLE SERBEST BIRAKILDI
'Şüpheli' sıfatıyla ifadesi alınan eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı.
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
"İSİMLERİ TANIMIYORUM"
Şahin'e dosyadaki 130 ismin tek tek sorulduğu öğrenildi. Eski Bakan, isimlerin büyük bölümünü tanımadığını belirtirken, soruşturma açısından kritik konumdaki Mehmet Özmen, Ömür Yücel, Nevzat Büküm ve Süleyman Hilmi Kalcı'yı tanıdığını kabul etti.
Alihan Kuriş ve kardeşi firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş'i ise tanımadığını, isimlerini basından duyduğunu ifade etti.
FİRARİ KURİŞ, ŞAHİN'E TAHSİSLİ ARAÇTA YAKALANMIŞTI
Soruşturma kapsamında savcılığın Şahin'e yönelttiği soruların başında, adına tahsisli 34 SL 313 plakalı Volvo S90 geldi. Firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş ile dosyanın diğer firari şüphelisi Erhan Yılmaz ve araç sürücüsü Mehmet Özmen, 21 Ağustos'ta Muğla'da bu aracın içerisinde yakalanmıştı.
Aracın Mehmet Özmen'in sahibi ve genel müdürü olduğu SAN Sistem Lojistik Bilişim İletişim Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, plakasının ise 17 Aralık 2025-17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği belirtildi. Şahin, aracı kiraladığını kabul ederek, "Bu aracı en son Haziran ayı içerisinde kullandım. Sonrasında kimin kullandığını bilmiyorum" dedi.
YILLIK KİRA BEDELİ İÇİN "SEMBOLİK" SAVUNMASI
Şahin, 34 SL 313 plakalı aracı Mehmet Özmen'in sahibi olduğu şirketten 25 Aralık 2025'te kiraladığını ve sözleşmede yıllık kira bedelinin bin lira olarak gösterildiğini söyledi. Aracı tüm yıl kullanmadığını savunan Şahin, yalnızca kullandığı günler için ödeme yaptığını ve ödemeleri eski danışmanı Ömür Yücel aracılığıyla elden Mehmet Özmen'e gönderdiğini anlattı.
Şahin'in avukatı ise bin liralık bedelin "sembolik" olduğunu savundu.
"4 ARAÇ TAHSİS HAKKIM VAR"
Eski Bakan Şahin, İçişleri Bakanlığı görevi nedeniyle kendisine 4 araç tahsis hakkı bulunduğunu söyledi.
Bazı araçları hatırlamadığını belirten Şahin, kiralama işlemlerinin büyük bölümünün eski danışmanı Ömür Yücel tarafından organize edildiğini söyledi.
Şahin ayrıca, "Adıma tahsisli araçları ben kullanırım, fakat benim kullanımımda olmadığı dönemlerde kimin kullandığını bilmiyorum" savunmasını yaptı.
BELARUS'TAN GELEN HEYETE ÇAKARLI ARAÇ
Şahin adına tahsisli 34 S 7815 plakalı Audi Q7'ye ilişkin trafik kontrol kayıtları da savcılık tarafından soruldu.
Dosyaya göre araç 15 Mayıs 2025'te Recep Oktay Çolak, 30 Ekim 2025'te ise Ömer Sipahioğlu tarafından trafik kontrolüne sokuldu.
Şahin, plakanın adına tahsisli olduğunu ancak tahsisin yeni yapıldığını söyledi. Recep Oktay Çolak ile Ömer Sipahioğlu'nu tanımadığını belirten Şahin, aracın son dönemde Belarus'tan gelen misafirleri tarafından bilgisi dahilinde kullanıldığını anlattı.
FUHUŞ VE ŞANTAJ İHBARI DA SORULDU
Savcılık, Şahin'e 14 Eylül 2011 tarihinde, Süleyman Hilmi Kalcı'nın Belarus'tan Türkiye'ye kadın getirerek fuhuş organizasyonlarında kullandığı, bürokratları gizli kamerayla görüntüleyerek şantaj yaptığı ve bazı kamu ihalelerinin bu yöntemle yönlendirildiği iddiaları da sordu.
Şahin, konuya ilişkin herhangi bir bilgi veya duyumunun bulunmadığını söyledi.
Ancak Şahin, ihbarda adı geçen Süleyman Hilmi Kalcı, Mehmet Özmen ve Nevzat Büküm'ü tanıdığını kabul etti.
Şahin, Süleyman Hilmi Kalcı'yı Belarus'ta yaşayan ve telefon bayiliği yapan biri olarak tanımladı. Kalcı'nın Belarus'taki siyasilerle bağlantıları bulunduğunu bildiğini söyleyen Şahin, 2011-2019 yılları arasında kendisiyle irtibatının olduğunu, son görüşmelerinin ise 2019 yılında gerçekleştiğini ifade etti.
Kalcı'nın Belarus'tan kadın getirerek fuhuş yaptırdığı iddialarından haberi olmadığını savunan Şahin, Mehmet Özmen'i ise İstanbul milletvekilliği döneminden tanıdığını açıkladı.
ESKİ DANIŞMANI "ŞAHİN'İN BİLGİSİ DAHİLİNDE" DEDİ
Şahin ile eski danışmanı Ömür Yücel'in beyanları arasındaki farklılık oldu.
Yücel'in telefon incelemesinde Belarus'taki Türk Konsolosluğu ile bazı yabancı uyruklu kişilerin vize işlemlerine ilişkin yazışmalar bulunduğu belirtildi. Yücel, Fatıma Ovezova, Gulsum Ovezova ve Gulnara Bahımora isimli üç kişinin Türkiye'ye giriş vizesi için yaptığı girişimlerin Şahin'in bilgisi dahilinde olduğunu söyledi.
"NEDEN ALEYHİMDE İFADE VERDİĞİNİ ANLAMIYORUM"
Savcılık, Ömür Yücel'in "Alex" olarak bilinen Süleyman Hilmi Kalcı'nın kendisiyle irtibata geçerek basına yansıyan çakarlı araç konusunda aracın İdris Naim Şahin'den izinsiz kullanıldığının söylenmesini istediğine ilişkin ifadesini de Şahin'e okudu.
Şahin, Kalcı ile 2019'dan bu yana doğrudan irtibatı olmadığını savundu. Ancak Ömür Yücel'in Kalcı ile iletişim kurduğunu bildiğini söyledi.
Şahin ayrıca Ömür Yücel'in neden aleyhinde ifade verdiğini anlamadığını belirtti.
Adına tahsis edilen araçların bilgisi dışında ve tahsis amacı dışında kullanılmasının "güveni kötüye kullanma" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, bu konuda suç duyurusunda bulunduğunu ve araçların tahsislerini iptal ettirdiğini söyledi.
Şahin, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yapın.
Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.