Adnan FİŞENK
Adnan FİŞENK
Köşe Yazarı
Tüm Yazıları

ÜÇ İDAM, BİR MİLLETİN HAFIZASI

24 Eyl 2026, 12:22 · 20 okunma
ÜÇ İDAM, BİR MİLLETİN HAFIZASI

16 ve 17 Eylül 1961…

Türkiye’nin demokrasi tarihinde unutulmaması gereken iki gün.

İki günde üç devlet adamının hayatına son verildi.

Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu…

Maliye Bakanı Hasan Polatkan…

Başbakan Adnan Menderes…

Zorlu ve Polatkan 16 Eylül’de, Menderes ise 17 Eylül 1961’de İmralı’da idam edildi. (TBMM CDN)

Bugün üzerinden onlarca yıl geçmiş olsa da bu üç isim Türkiye’nin siyasi hafızasında yaşamaya devam ediyor.

Çünkü mesele yalnızca üç insanın ölümü değildir.

Mesele, milletin oyuyla kurulmuş bir siyasi iktidarın askeri müdahaleyle sona erdirilmesinden sonra yaşanan süreçtir.

27 Mayıs 1960’ta başlayan dönem, Türkiye’nin demokrasi tarihinde çok ağır sonuçlar doğurdu.

Yassıada’da yüzlerce kişi yargılandı.

İdam kararları verildi.

Ancak bunların yalnızca üçü infaz edildi.

Ve o üç isim, yıllar içinde Türkiye’nin demokrasi hafızasının en önemli sembollerinden biri hâline geldi. TBMM de farklı tarihlerde yayımladığı mesajlarda Menderes, Zorlu ve Polatkan’ı demokrasi şehitleri olarak andı. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)

Bugün yapılması gereken, bu tarihi yalnızca siyasi sloganlarla hatırlamak değildir.

Asıl yapılması gereken, genç kuşaklara neden önemli olduğunu anlatmaktır.

Demokrasi, yalnızca sandığa gidip oy vermek değildir.

Demokrasi, sandıktan çıkan iradenin hukuk içinde korunmasıdır.

Demokrasi, iktidarın eleştirilebilmesidir.

Demokrasi, muhalefetin özgürce siyaset yapabilmesidir.

Demokrasi, devlet kurumlarının siyasi mücadelede silaha dönüşmemesidir.

Ve demokrasi, siyasi rakibin hayatına kastetmeden mücadele edebilmektir.

Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın hayatlarının sonu bize bu gerçeği hatırlatıyor.

Aradan yıllar geçtikten sonra 1990’da naaşlarının İstanbul’a devlet töreniyle nakledilmesi de Türkiye’nin bu acı geçmişle yüzleşmesinin önemli sembollerinden biri oldu. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)

Bugün onları anarken kimseye düşmanlık beslemek zorunda değiliz.

Ama yaşananları unutmak da zorunda değiliz.

Çünkü unutulan tarih tekrar yaşanabilir.

Bizim görevimiz, geçmişte yaşanan acıları geleceğin çocuklarına korku olarak değil, ders olarak aktarmaktır.

Bir daha hiçbir siyasi iktidarın darbeyle görevden uzaklaştırılmadığı…

Bir daha hiçbir siyasetçinin siyasi mücadelenin sonunda idam sehpasına gönderilmediği…

Bir daha hiçbir devlet görevlisinin akıbeti konusunda yıllarca cevap bekleyen soru işaretlerinin oluşmadığı…

Bir Türkiye dileğiyle…

Menderes’i, Zorlu’yu ve Polatkan’ı rahmetle anıyoruz.

Ve onların hatırasından geleceğe bir demokrasi dersi bırakıyoruz.

Adnan FİŞENK
Yazar Hakkında
Adnan FİŞENK Köşe Yazarı Tüm 5 Yazısını Gör