Mehmet METE
Mehmet METE
Tasavvuf Musiki Sanatçısı/ Yazar/ Emekli İmam Hatip
Tüm Yazıları

AKLISELİM- KALBİ SELİM-ZEVKİ SELİM

27 Eyl 2026, 12:49 · 34 okunma

SAĞDUYULU OLABİLMEK

Sağduyulu olmak denilince benim aklıma ilk gelenler; objektif olma, hak duyarlılığına sahip olma, adaletle ve merhametle davranabilme ve karşı tarafın görüş ve önerilerini dinleyip empati yapabilmektir. Kaynaklarda ise Sağduyulu olmak, genel olarak şöyle tarif edilir: “Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü. Bir başka ifade ile başkalarının fikirlerine saygı gösterebilme, başkalarını da dinleyebilme, sadece kendi fikrine göre değil bunun yanı sıra zıt veya farklı görüşleri de dikkate alıp olaylara objektif bakabilme anlayışıdır.” Kur’an’ın tabiri ile sağduyulu olmak denilince aklımıza aklıselim sahibi olmak geliyor. Hadislerimizin dilinde ise sağduyulu olmak, ihsan sahibi olmak demektir. Tasavvuf erbabının anlayışında ise kalbi selim öne çıkmaktadır. Anadolu insanının dilinde ise sağduyulu olmak Anadolu irfanı cümlesi ile karşılık buluyor. Evet, tüm bu tanım ve tarifleri çoğaltmak mümkün ve hepsi de çok güzel bakış açısı ve anlayışlardır. Peki, biz bu çağda bu güzel cümlelerden ne anlamalıyız nasıl bir yol izlemeliyiz diye kendimize soralım ve cevabını bulmaya çalışalım.

Öncelikle şu soruları kendimize soralım ve cevaplarını bulmaya çalışalım.

Sağduyulu olmak için neler yapmam gerekir?

Ben ve ailem ne kadar sağduyuluyuz?

Ben çevreme ve yaşananlara karşı duyarlı mıyım?

Sağduyulu nesiller yetiştirmek için neler gereklidir?

Bu ve bunun gibi soruların cevaplarını geliniz beraberce cevaplamaya çalışalım. Sağduyu sahibi olup gelecek nesillerimizi de anlayışlı, bilgili, çalışkan, dürüst, adalet ve merhametli vicdanlı ve sevecen karşısındakine değer veren nesiller olması için bir adım atalım. Yeni çare ve çözümler arayalım.  Evet, bu soruların genel olarak cevabını şu üç başlıkta özetleyebiliriz.

1-AKLI SELİM SAHİBİ OLMAK

Rabbimizin şu güzel emri bize aklıselim sahibi olmayı öğütlüyor. “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde aklıselim sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır.”(Ali İmran-2/ 190-191)

Aklı selim demek; Aklını kullanıp kendisine kitaplar ve peygamberler gönderen kendisini mükemmel yaratan ve yaşatan sayısız nimetlerle donatan rabbini bilmesi ve Rabbinin yarattığı muhteşem kainatı okuması ona hayran kalıp imanını artırmasıdır. Bunun yanında bu muhteşemlik karşısında ona tefekkür etmesi ve ona ibadetle zikirle şükredebilmesidir. Bunların ardından adaletle hareket edebilmesi doğru kararlar verebilmesidir. Hikmet ehlinin dili ile aklıselime basiret dersek eğer basiret, kişinin gerçekleri görebilme yetisi, yanılmadan görebilme yeteneğidir. Bir başka deyişle aklı selim, uzağı görebilme, önceden sezebilme, önsezi anlamlarına geldiği gibi günümüz tabiri ile buna vizyon da diyebiliriz.

2-KALBİ SELİM SAHİBİ OLMAK

Yaratılıştaki saflık, temizlik yani fıtratı koruyabilmek, özdeki temizliktir kalbi selim. Yine Rabbimizin buyruğunda olduğu gibi “İnsanların diriltileceği o gün ve Allah’a temiz bir kalple gelenler dışında malın da çocukların da fayda vermeyeceği gün beni mahcup etme!" (Şuara- 26/89) Kalbi selimin aklıselime yakın bir mâna taşıdığı veya en azından aklın selâmetini koruyabilmek için yaratılıştaki saflığını ve istikametini devam ettiren bir kalbe yahut da vicdana sahip bulunmak gerektiği sonucuna varılabilir. (bk. KALB).(dia) Başka bir ayette ne güzel ifade edilmiştir kalbi selim.  “Mühürlendiği için isabetli düşünmekten mahrum kalmış kalpler. (bk. Muhammed 47/24) Yani vahye ve gerçeklere hak ve adalete karşı olmayan kalp. İnce, zarif düşünen kainattaki her yaratılana sevgi ve şefkatle davranan katı olmayan merhametli kalp. Şu ahir zamanda her gün değerlerimizi bir bir yitirdiğimiz, anlayışlarımızın örselendiği, inanç ve doğrularımızın alt üst edildiği vefa ve emanet duygularımızın kalmadığı, işlerimizin sürekli kalitesizleştiği, yalan ve doğrunun birbirine karıştığı kime inanacağını bilmediği şu zor zamanda isabetli düşünmek ve isabetli iş yapabilmektir kalbi selim. İşte kalbi selim olanlar asla kaybetmeyecektir. Çünkü onlar sağduyuyu kaybetmezler. Onlar yanlış düşünmezler yanlış inanışları kalplerinde yer vermezler. Onlar hatalarını hemen görür ve oradan dönerler. Onlar temiz vicdanları ve istikamet sahibi kalpleri ile fıtratı korurlar. Asıl sağduyu sahibi olanlardır.

3-ZEVKİ SELİM AHİBİ OLMAK

İnsan aklı selim sahibi olunca kalbi selim de oluyor. Bu ikisi de olunca insan zevki selim sahibi oluyor. Aklı ve gönlü hak ve hakikatten yana olan kimsenin hal ve hareketleri zarif ve nezaketli oluyor. Bir karıncayı dahi incitmiyor. Tüm mahlukata karşı merhametle davranıyor. İşinde ailesinde hal ve tavırlarında en güzel şekilde davranıyor. Medeniyetler kuruyor öyle ki kuşların kırık kanadını onarmak için vakıflar kuruyor. Sadaka taşları koyup ihtiyaç sahiplerini gözetiyor. Aynı kıymetli ecdadımız gibi. Önce kardeşim, önce komşum, önce insan diyen bir anlayış oluşuyor. İşte asıl gaye bu anlayışları tüm gelecek nesillerimize önce kendimiz yaşayıp sonra aktarabilmektir. Bir kimse aklıselim ve kalbi selim olursa sağduyulu hareket eder, imanı kuvvetli olur. Salih ve sevaplı işlere talip olur. Kendisine, ailesine, vatan ve milletine hatta insanlığa faydalı olur. Bu fayda insanlığa huzur ve mutluluk getirir. İşte özlediğimiz tablo budur. İnsanları incitmeyen kendisi de incinmeyen bir nesil ve insanın güzel davranışlarını oluşturabilmek. Görüldüğü üzere sağduyulu olmak bu denli önemlidir.

 

SAĞ DUYULU NESİLLER YETİŞTİRMEK

Bu dönemde yaşananları gördükçe anlıyoruz ki sağduyulu olmak çok daha önem kazanmaktadır. Şu zor zamanda güzel düşünebilmek, önyargısız olabilmek, temiz bir kalbe sahip olabilmek ve en önemlisi neslimizi koruyup geleceğe basiretle hareket eden bir sağduyulu nesil olarak yetiştirip bırakabilmek çok daha önemlidir. Anladıklarımızı sahih bilgileri hayatımıza tatbik edebilmek ve doğruları uygularken ilim, kültür, sanat ve estetik anlayışı içinde yapabilmek en güzelidir. Gençliğimizi ve çocuklarımızı kuşatan manevi binlerce hastalıktan kurtarabilmek ve o sapkın esaretlerin kucağına terk etmemek için muhakkak gayret etmek durumundayız. Yoksa eyvahla hayatımızın sonuna acılarla varırız. Erkenden tedbir almaz isek daha çocukken salih evlat yetiştirmeye gayret etmez isek çocuklarımız büyüyünce yanlış arkadaş seçerse yanlış anlayışlara kapılır ve yanlış zararlı alışkanlıklar edinirse işte o zaman pişmanlıklarla bu sözler hatırlanır. Sağduyulu nesiller yetiştiremezsek kendine aile ve toplumuna yararlı evlat bırakamazsak geçmiş olsun eskilerin dili ile Basra yıkılmış demektir. Yapılacakların çoğu birmiş artık sabretme çile çekme devri başlamıştır. Tecrübemiz de bu yöndedir. Bizim çocuk elden avuçtan çıktı diyen birçok akraba ve aile görüyoruz, üzülüyoruz fakat çözüm ve çareler sınırlı. O saatten sonra iş işten geçmiş sağduyu kaybolmuş ve emanet hakkıyla korunamamış demektir. Asıl tehlike işte budur kardeşlerim. Bu konu gerçekten gelmekte olan büyük bir tehlikedir. Bu tehlike cennet meyvesi ciğerpare evlatlarımızın haktan hakikatten uzak bir anlayışa sahip olması, ardından amelde sapkınlıklara düşmesidir. Bu da bizim hem dünyada hem ahirette mahvolmamız demektir. Düşünün ki çocuğunuz zararlı alışkanlıkların pençesine düştü oradan çıkış kolay mıdır? Elbette ki çok zordur. Kardeşlerim! Bugün internetin yaygınlaşması ile burada zikredemeyeceğim kadar sapkın anlayışlar çoğalmıştır. Ateizm, deizm, hatta hayvanlarla evlenen insanlar. Kadın kadına evlenen ve erkek erkeğe evlenen veya öyle yaşayan sapkın anlayışlar toplumumuzu tehdit etmektedir. Daha sayamayacağımız kadar uyuşturucu mübtelası gibi korkunç olan beyni ve bedeni esir alan çok büyük tehlikeler vardır. Atalarımızın dili ile. “Basra yıkıldıktan sonra yapılacak pek bir şey kalmaz.” Kötü arkadaşın, bağımlılığın, zararlı alışkanlıkların pençesine düştükten sonra eyvahların hiç biri kar etmez. Kardeşlerim! Gördüğüm ve gelmekte olan çok büyük bir tehlike için her birinizi uyarıyorum. Nesillerimizi en güzel şekilde yetiştirmek zorundayız. Onların aklını, bedeni ve ruhunu korumak zorundayız. Gereken tedbirleri alma durumundayız. Yoksa can gider canan gider, evlatlarımızla düşman oluruz. İmtihan büyür. Çocuklarımızın dünyası ve ahireti yıkılır ve mesulü bizler oluruz. Evet, sağduyulu nesiller yetiştirmekte bir o kadar zordur, biliyorum ama işi önemser, gayret gösterir isek yardımcımız Allah Tealadır. Basiretle davranıp daha doğduğu andan itibaren onun maddi manevi tüm ihtiyaçlarını karşılar, sevgi ile yetiştirir isek can pare çocuğumuzu kendine bırakmaz yetişmesine adalet ve merhamet anlayışı ile yetişmesine zemin hazırlar isek kazanırız. Onları yarına hazırlamış olur ve engelleri bir bir aşarız. Allah’ın izniyle. O halde ne yapmamız lazım? Kendimizi bol bol sorgulamalı ve evlatlarımızın sağduyulu bireyler olarak yetişmesine azami derecede ihtimam göstermelidir. Evlerimizi huzur ve mutluluk yuvası cennetten bir köşe yapmalı, çocuklarımızın huzuru dışarda aramasına zemin hazırlamalıyız. Sonradan büyük pişmanlıklar yaşamamak için bu konuda özverili olup gerekenleri yapıp Rabbimizden de her daim hz. İbrahim’in şu güzel duası ile Rabbimize sığınmalıdır.

‘’Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" (Furkân-25/74) ‘’Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namazı devamlı kılanlardan eyle; rabbimiz, duamı kabul et. Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla. (İbrahim-14/40-41)  Amin.

Mehmet METE-Sanatçı/Yazar

Mehmet METE
Yazar Hakkında
Mehmet METE Tasavvuf Musiki Sanatçısı/ Yazar/ Emekli İmam Hatip Tüm 10 Yazısını Gör