Dr.Seyfettin Gül
Dr.Seyfettin Gül
Bekir Gökdağ Anadolu Lisesi Müdürü
Tüm Yazıları

Bir Eğitimci Gözüyle Okullar Açılırken

07 Eyl 2026, 06:21 · 246 okunma
Bir Eğitimci Gözüyle Okullar Açılırken

Her eylül ayı, eğitim camiası için yeni bir başlangıcın heyecanını beraberinde getirir. Okulların yeniden açılması; sadece öğrencilerin sıralarına, öğretmenlerin sınıflarına dönmesi değildir. Aynı zamanda umutların tazelendiği, hedeflerin yeniden belirlendiği ve geleceğe dair yeni hayallerin kurulduğu bir dönemin başlangıcıdır.
Bir eğitimci olarak yıllardır gözlemlediğim bir gerçek var: Okul, sadece ders anlatılan bir bina değildir. Okul; çocuklarımızın karakter kazandığı, arkadaşlıklar kurduğu, sorumluluk öğrendiği, hayata hazırlandığı ve kendisini tanımaya başladığı bir ortamdır. Bu nedenle okullar açılırken yalnızca ders programlarını, sınav takvimlerini ve akademik başarıyı konuşmanın yeterli olmadığı kanaatindeyim.
Bana göre eğitimin merkezinde insan olmalıdır. Öğrencinin kaç soru çözdüğünden, hangi sınavdan kaç puan aldığından daha önemli olan; nasıl bir insan olduğudur. Başarılı ama mutsuz, bilgili ama değerlerinden uzak, yüksek puan alan fakat sorumluluk bilinci gelişmemiş bireyler yetiştirmek, eğitim adına bizi gerçek hedefimize ulaştırmaz.
Kanaatimce bugün eğitim sistemimizin en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de öğrenci, öğretmen ve veli arasındaki güven ilişkisidir. Öğretmen öğrencisine, veli öğretmenine, öğrenci de hem ailesine hem öğretmenine güvenebilmelidir. Güvenin olmadığı yerde eğitimden beklediğimiz verimi almak oldukça zordur.
Okullar açılırken öğretmenlerimize de büyük bir sorumluluk düşüyor. Öğretmenlik, sadece müfredatı tamamlamak ve sınava hazırlamak değildir. Bazen bir öğrencinin gözlerindeki umutsuzluğu fark etmek, bazen onu dinlemek, bazen de "Sen bunu başarabilirsin." diyebilmek öğretmenliğin en kıymetli tarafıdır.
Bana göre iyi bir öğretmen, öğrencisinin yalnızca zihnine değil, gönlüne de dokunabilen öğretmendir.
Velilerimize de burada önemli bir görev düşmektedir. Çocuklarımızı sürekli başkalarıyla kıyaslamak yerine onların kendi gelişimlerini takip etmeliyiz. Her çocuğun yeteneği, ilgisi, öğrenme hızı ve hayalleri farklıdır. Bir öğrenciyi başka bir öğrencinin başarısıyla ölçmek yerine, "Dün neredeydin, bugün neredesin?" sorusunu sormanın daha doğru olduğu kanaatindeyim.
Bir başka önemli mesele ise teknolojidir. Artık çocuklarımızın hayatında telefon, internet ve yapay zekâ önemli bir yer tutuyor. Bana göre teknolojiye savaş açmak yerine teknolojiyi doğru kullanmayı öğretmeliyiz. Yapay zekâyı öğrencinin yerine düşünen bir araç olmaktan çıkarıp öğrencinin düşünmesini, araştırmasını ve üretmesini destekleyen bir yardımcıya dönüştürmeliyiz.
Yeni eğitim öğretim yılına başlarken bir eğitimci olarak en büyük temennim; okullarımızın sadece akademik başarılarıyla değil, yetiştirdiği güzel insanlarla anılmasıdır.
Çocuklarımızdan yalnızca yüksek notlar beklemeyelim. Onlardan dürüst olmalarını, sorumluluk almalarını, çalışmayı öğrenmelerini, büyüklerine saygı göstermelerini, arkadaşlarına değer vermelerini ve ülkelerine faydalı bireyler olmayı hedeflemelerini bekleyelim.
Çünkü kanaatimce eğitim, insanı hayata hazırlama sanatıdır.
Yeni bir eğitim öğretim yılı başlıyor. Öğretmenlerimiz sınıflarına, öğrencilerimiz sıralarına, velilerimiz de yeni bir heyecanla çocuklarının eğitim yolculuğuna eşlik edecek.
Dileğim odur ki bu yıl; daha az kaygının, daha çok üretmenin; daha az kıyaslamanın, daha çok desteklemenin; daha az ezberin, daha çok düşünmenin yılı olsun.
Ve her sabah okulun kapısından içeri giren her öğrencimiz, kendisine şu soruyu sorabilsin:
"Bugün kendime, aileme, okuluma ve ülkeme nasıl daha faydalı olabilirim?"
İşte bana göre eğitimin asıl başarısı, bu sorunun cevabında saklıdır.
Yeni eğitim öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve eğitim camiamıza sağlık, huzur ve başarı getirmesini diliyorum.

Seyfettin Gül
Bekir Gökdağ Anadolu Lisesi Müdürü

Dr.Seyfettin Gül
Yazar Hakkında
Dr.Seyfettin Gül Bekir Gökdağ Anadolu Lisesi Müdürü Tüm 6 Yazısını Gör