Adnan FİŞENK
Adnan FİŞENK
Köşe Yazarı
Tüm Yazıları

12 EYLÜL: BİR DARBEDEN DAHA FAZLASI, BİR HAFIZA MESELESİ

12 Eyl 2026, 18:50 · 89 okunma
12 EYLÜL: BİR DARBEDEN DAHA FAZLASI, BİR HAFIZA MESELESİ

12 Eylül 1980…

Türkiye’nin yakın tarihine yalnızca bir askerî müdahale tarihi olarak değil, toplumun hafızasında derin izler bırakan bir dönüm noktası olarak geçti.

Aradan yıllar geçti.

Bugün o günleri yaşamamış genç kuşaklar var. Fakat bir ülkenin geçmişi, üzerinden yıllar geçince ortadan kalkmıyor. Çünkü tarih sadece kitaplarda değil; ailelerin hafızasında, insanların yaşadığı acılarda, yarım kalan hayatlarda ve toplumun ortak hafızasında yaşamaya devam ediyor.

12 Eylül’ü anlamak, yalnızca o gün ne olduğunu anlatmak değildir.

Asıl mesele, neden böyle bir noktaya gelindiğini ve bir daha aynı acıların yaşanmaması için nelerin yapılması gerektiğini anlayabilmektir.

Darbeler, demokrasinin doğal akışını keser.

Siyasetin çözmesi gereken sorunların, toplumun iradesi dışında başka yöntemlerle çözülmeye çalışılması hiçbir ülkeye kalıcı huzur getirmez. Çünkü demokrasi, yalnızca sandık günü oy kullanmak değildir. Demokrasi; farklı düşüncelerin bir arada yaşayabilmesi, hukukun üstünlüğünün korunması ve millet iradesinin esas alınmasıdır.

12 Eylül’ün bize bıraktığı en önemli derslerden biri de budur.

Bir ülkenin geleceği, geçmişinin unutulmasıyla değil; geçmişinden doğru derslerin çıkarılmasıyla güvence altına alınabilir.

Bugün Türkiye’nin ihtiyacı, geçmişin acıları üzerinden yeni ayrılıklar üretmek değil; o acılardan ortak bir demokrasi bilinci çıkarmaktır.

Çünkü dünün gençleri bugün ülkemizin büyükleri…

Dünün acılarını yaşayanlar ise bugün çocuklarına ve torunlarına daha demokratik, daha özgür ve daha huzurlu bir Türkiye bırakmak istiyor.

Bu nedenle 12 Eylül’e bakarken yalnızca geçmişi konuşmamalıyız.

Bugünü de sorgulamalıyız.

Demokrasiyi ne kadar koruyoruz?
Hukukun üstünlüğüne ne kadar sahip çıkıyoruz?
Farklı düşüncelere ne kadar tahammül edebiliyoruz?
Ve en önemlisi, çocuklarımıza nasıl bir Türkiye bırakacağız?

Bence 12 Eylül’ün üzerinden geçen bunca yıldan sonra sorulması gereken en önemli sorular bunlardır.

Tarihi değiştiremeyiz.

Fakat tarihten ders çıkararak geleceği değiştirebiliriz.

12 Eylül’ü anmanın en anlamlı yolu da geçmişte yaşananları unutmamak; fakat geleceği geçmişin korkuları üzerine değil, demokrasi, hukuk, özgürlük ve millet iradesi üzerine kurmaktır.

Çünkü güçlü devlet, sadece güçlü kurumlarıyla değil; demokrasisine sahip çıkan güçlü bir toplumla ayakta kalır.

12 Eylül’ün bize bıraktığı en büyük ders belki de şudur:

Bir daha 12 Eylül’lerin yaşanmaması için demokrasiyi sadece savunmak değil, her gün yaşatmak zorundayız.

Adnan FİŞENK
Yazar -Araştırmacı Gazeteci 
TBMM Temsilcisi 
Parlamento Muhabiri

Adnan FİŞENK
Yazar Hakkında
Adnan FİŞENK Köşe Yazarı Tüm 1 Yazısını Gör